Gördük Dağları’nın güney yamacında, yaklaşık bin 500 metre yükseklikteki zorlu coğrafyanın arasında gizlenmiş SülükGöl, eklem ağrıları ve varis gibi şikayetleri olan binlerce turisti aıralıyor. Etrafı sarp zirvelerle çevrili olan göl, adını içinde barındırdığı ve alternatif tıpta sıkça kullanılan doğal sülüklerden alıyor.
Saatlerce ayaklarını suya bırakan ziyaretçiler, dağların serin esintisi eşliğinde, göl kenarında meditasyon gibi bir ritüel gerçekleştiriyor. Gölün temiz havası, binlerce yerli turistin kalbinde yeni bir şifa merkezi olarak yerini alıyor.
Sülük Gölü, 2019’da yaşanan kuraklık tehlikesini kış ve bahar aylarında etkili olan kar ve yağmur yağışlarıyla tamamen atlatmış. Göl, eski ihtişamına ve yüzde 100 doluluk oranına yeniden kavuşmuş, bu da Gördük Dağları eteklerindeki ziyaretçi yoğunluğunu zirveye çıkarmış.
Göl çevresinde devriye görevi yapan korucular, sülük çıkarılmasını kesinlikle yasaklı olarak duyuruyor. Çevredeki doğal dengenin korunması için, gölden ticari ya da kişisel amaçla sülük çıkarmak yasaklanmış.
Sülük Gölü’ne yola çıkan asker misali bir grup, göl kenarında yürürken, “burası sülüklerin yaşadığı doğal bir laboratuvar gibi” diye yorum yapıyor. Göl, eklem ağrıları, varis ve çeşitli cilt rahatsızlıklarına iyi geldiğine inanılan sülüklerden dolayı turizmde popüler bir nokta haline geldi.
Yerel halk, gölün temiz suyunu ayaklarına daldırarak “sulya dolu bir şifa” elde ettiğini söylüyor. Sülüklerin doğal antibiyotik özellikleri, eklem ağrıları ve varislerle mücadelede etkili olduğu iddiaları üzerine, gölde geçilen süre uzun ve rahatlatıcı olarak tanımlanıyor.
Kışın yoğun kar yağışı, gölün yüzeyini doldururken, bahar aylarında yağmurun akışı gölü yeniden dolgunlaştırmış. Göl, 2024’te de aynı kalitenin devam edeceği bekleniyor, ama koruyucu önlemler sıkı tutuluyor.
Gölün çevresinde yürüyen bir grup, “yolculukta şifa arayanların göl kenarındaki bu ritüelle buluştuğunu merak ediyorum” diye soruyor.
Kaynak: Orijinal Haber