San Francisco’lu Conduit, Beyin Okuma Sistemini Para ile Satıyor

09.08.2026 - 09:00
YAYINLANMA
3 DK
OKUNMA SÜRESİ
Google News

Sokak gürültüsünün ortasında, San Francisco’da bir laboratufta 50‑55 dolarlık “beyin” ilkesiyle bir ödeme planı devreye girdi. İnsanlar, iki saatlik oturum için kask takıp zihinsel sesleri AI ile paylaşırken, şirketin yanı sıra yargı da “veri toplama” sürecini denetliyor. Herkesin aklına gelen soru: “Bu ne, bir bilim kurguya mı takıldık?”

Conduit, 2024 yılında kurulan bir girişim, insanların düşüncelerini cerrahi bir implant olmadan okuyabilen yapay zekâ sistemleri geliştirmeyi hedefliyor. Şirket, ihtiyaç duyduğu verileri toplamak için deneylere katılan kişilere iki saatlik oturum karşılığında 50 ila 55 dolar ödüyor. Kapsamlı bir “telepati” sistemini eğitmek için, katılımcılar şirketin ofisine giderek elektrotlarla donatılmış yaklaşık 1,8 kiloluk dört pound bir kask takıyor ve iki saat boyunca yapay zekâyla etkileşime giriyor.

Oturumların bazılarında katılımcılar büyük dil modelini dinleyip onunla konuşurken, bazıları okuma ve yazma yapıyor. Amaç, konuşulan konuları sınırlandırmadan katılımcıların iki saatlik süre içinde mümkün olduğunca fazla konuşmasını veya yazmasını sağlamak. Katılımcıların klavyeye bakmadan yazabiliyor olması gerekiyor; yoksa oturum geçersiz sayılıyordu. Kişi başına en fazla 32 oturuma katılım sınırı bulunuyor, böylece veri akışı sürdürülebilir bir hale geliyor.

Naomi Bashkansky, Elon Musk’ın uyum araştırmacısı olarak çalışan bir isim, yakın zamanda Conduit’ten ayrıldı. Reddit aracılığıyla paylaştığı açıklamada, Conduit’in neural kafa bandının hedeflerine ulaşması hâlinde şirketin sonunda 1 trilyon doları aşan bir değere ulaşacağını öngördüğünü belirtti. Bu açıklama, sektördeki merak ve endişeyi ikiye katladı; yatırımcılar ve etik ajanslar birden “bu kadar büyük veri neye yetecek?” diye sordu.

Conduit’in uzun vadeli hedefi, insanların ne söylemek veya yazmak istediklerini yapay zekâya doğrudan düşünceleri üzerinden aktarabilecekleri giyilebilir bir sistem geliştirmek. Böylece “telepati” kavramı, gerçek bir teknoloji haline gelebilecek. Şirket, “ölçekli telepatiin yapay zekâ sistemini eğitebilmesi için büyük miktarda veriye ihtiyacı bulunuyor” diyerek bu hedefini açıklıyor.

Şehirdeki haberci gözlemciler, bu sürecin halk arasında beklenmeyen bir etki yaratabileceğini düşünüyor. Kask takmak zorunda kalanlar, “sanki bir bilim kurgu filminden çıkmış gibi hissediyorum” diyerek, bu deneyin toplumsal algıyı nasıl şekillendireceğini merak ediyor. Etik konular, veri gizliliği ve kişisel özgürlükler, konuşma ve yazma sürecinde bile belirsizliğin içinde kalıyor.

Bakalım bu yeni “beyin‑okuma” sistemi, gelecekte nasıl bir değişime yol açar? İnsanlar artık düşüncelerini doğrudan yapay zekâya aktarabiliyor; bu teknoloji, toplumda nasıl bir dönüşüm yaratacak, merak ediliyor.

Kaynak: Orijinal Haber

Sinan Kaleli
Yazar hakkında bilgi bulunmamaktadır.
Tüm Yazıları Görüntüle →
6

Yorum Yap