Salı, 22 Eylül 2026

Avrupa’yı Kavuran Sıcak Dalgası Can Almaya Başladı: Uzmanlardan Çocuk ve Yaşlı Uyarısı

8 dk okuma 0 yorum

AVRUPA’DA KIYAMET GİBİ SICAKLAR! FRANSA’DA İKİ ÇOCUK ARABADA HAYATINI KAYBETTİ, UZMANLAR ALARM VERİYOR

— Uzun zamandır böylesi görülmemişti. Avrupa’yı saran bunaltıcı sıcak hava dalgası, hafta başında Fransa’da acı bir tabloyla kendini gösterdi. Pazartesi günü, yaşanan olay herkesi derinden sarsdı. İki küçük çocuk, bir otomobilin içinde hayatını kaybetti. İnanır mısınız, kapalı bir araçta, kavurucu sıcaklar yüzünden… Bu olay aslında hepimize çok önemli bişeyi hatırlattı: Sıcak hava dalgaları sadece yaşlıları değil, küçük çocukları da aynı şekilde vurabiliyor. Hatta daha da savunmasızlar.

Bilim insanları zaten yıllardır söylüyodu. İnsan kaynaklı iklim değişikliği yüzünden bu sıcak hava dalgaları artık daha sık, daha şiddetli ve daha uzun sürüyo. Şimdi ise bu hafta Avrupa’da etkili olması beklenen sıcaklar, 2003’teki o büyük felaketi aratmıycak. Hani O sene kıta genelinde yaklaşık 70 bin kişi ölmüştü ya… İşte o rakamla yarışacak bir tablodan bahsediliyor. 70 bin can. Düşünsenize, küçük bi şehir nüfusu kadar insan…

SIÇAKLAR ARTTIKÇA VÜCUT DİRENCİ DÜŞÜYOR

Sıcaklık yükseldiğinde vücut ısısını dengelemek herkes için zor ama yaşlılar ve çocuklar için bu iş iyice çileye dönüşüyo. Neden mi? Çünkü bu gruplar daha az terliyor. Terleme vücudun doğal soğutma sistemi aslında, ama onlarda bu mekanizma zayıf kalıyo. Üstelik çoğu zaman kendilerini korumak için başkalarının bakımına muhtaçlar. Yani dışarıdan bir el uzamazsa, iş işten geçebiliyo.

Lancet Countdown’ın 2026 Avrupa raporu’na göre durum vahim. Bu rapor sağlık ve iklim değişikliğine dair. Ne diyo biliyomusunuz? Sıcak hava dalgaları bir yaşın altındaki bebekleri ve 65 yaş üstü kişileri orantısız biçimde etkiliyo. Yani bu iki grup, nüfusun geri kalanına göre çok daha ağır darbe alıyor.

Rakamla konuşalım mı? 2015-2024 döneminde, yaşlıların sıcak hava dalgasına maruz kalma oranı, 1991-2000 dönemine göre tam yüzde 266 artmış. Yani iki katından fazla… Bebeklerdeyse bu artış yüzde 121. Yani tehlike büyüyor, hemde hızla.

PARİS’TEN UZMAN UYARIYOR: YALNIZ YAŞAYAN YAŞLILAR DAHA BÜYÜK RİSK ALTINDA!

Fransız epidemiyolog Noemie Letellier, AFP’ye konuştu. Yaşlıların neden daha ağır etkilendiğini anlattı. Sadece fizyolojik sınırlılıklar değil dedi, yani vücut yapısıyla ilgili sorunlar değil sadece. Bi de yoksulluk, yalnızlık ve bakıma bağımlılık gibi sosyal etkenler var. Adam evde tek başına, kimsesi yok, sıcaktan nefesi kesiliyo ama yardım isteyecek kimi bulamıyo. İşte asıl kırılganlık burada başlıyo.

Paris’teki Pitié-Salpêtrière Üniversitesi Hastanesi Geriatri Bölümü Başkanı Jacques Boddaert ise sıcakların yaşlı hastalar için “gerçek bir çileye” dönüştüğünü söylüyor. Yaş ilerledikçe vücudun ısıyı kontrol etme kapasitesi azalıyo. En kötüsü de susuzluk hissinin zayıflaması. Yani yaşlı bi insan susadığını farketmiyor bile. O yüzden susuz kalma belirtilerine çok geç tepki veriyorlar. Vücut alarm vermeye başladığında iş işten geçmiş oluyo genelde.

Boddaert’in uyarısı çok net: “Bu durum çok tehlikeli hale gelebilir.” Özellikle yaşlılara bakan kişilerin yaz aylarında tatile çıkması durumunda risk daha da büyüyor. Yani bakıcı gitti, yaşlı yalnız kaldı, sıcak bastırdı… İşte o zaman felaket kapıda.

KRONİK HASTALIKLAR VE İLAÇLAR DA İŞİ ZORLAŞTIRIYOR

Birde şu var: Yaşlılarda kronik hastalıklar daha sık görülüyo. kalp hastalığı, tansiyon, diyabet… Bu hastalıklar zaten vücudu yoruyo. Üstüne birde aşırı sıcak eklenince etki katlanıyo. Kullanılan ilaçlarda var mesela. İdrar söktürücü etki yaratan ilaçlar, yani diüretikler, sıcak havalarda ek sağlık sorunlarına yol açabiliyo. Vücuttan su atılıyo ama yedek su kalmıyo, tansiyon düşüyo, bayılmalar başlıyo.

Letellier ise tüm yaşlıların aynı risk düzeyinde olmadığını vurguluyo. Ekonomik güçlük çekenler, kronik hastalığı veya engeli bulunanlar, sosyal olarak yalnızlaşmış kişiler daha kırılgan. Bi de yalnız yaşayan yaşlı kadınlar var. Onlar erkeklere göre daha sınırlı kaynaklara sahip oldukları için ek risk altında. Yani hem fiziksel hemde sosyal açıdan daha savunmasızlar.

ÇOCUKLARDA DURUM DAHA KARIŞIK

Aşırı sıcakların küçük çocukların ölümüne doğrudan yol açması daha nadir. Ama bu onların güvende olduğu anlamına gelmiyo. Yüksek sıcaklıklar çocuklarda birçok sağlık sorununu tetikliyo. Journal of Climate Change and Health dergisinde 2024’te yayımlanan bi inceleme var. Diyorki aşırı sıcaklar, erken doğum ve düşük doğum ağırlığı gibi olumsuz sonuçlarla bağlantılı. Yani anne karnındaki bebek bile etkileniyo.

Aynı çalışmada çocuklarda acil servis başvuruları, astım atakları, sıcak çarpması ve okul performansında düşüş riskinin arttığı belirtiliyo. Çocuklar dışarıda oynuyo, terliyo, vücut ısısı yükseliyo, sonra hastanelik oluyo. Üstelik bu sadece fiziksel değil, okul başarısını da etkiliyo. Sıcak kafayı bulandırıyo, ders dinleyemiyo çocuk.

Climate Central’ın geçen yıl yayımladığı bi rapor var. İklim değişikliği, 200’den fazla ülkede son beş yılda hamileler için riskli sıcak günlerin yıllık ortalamasını en az iki katına çıkarmış. Yani hamile kadınlar için tehlike büyüyor. Riskli gün sayısı ikiye katlandı, belki daha da artacak.

UZMANLARDAN BASİT AMA HAYAT KURTARAN ÖNERİLER

Peki ne yapcaz? İngiltere’de Portsmouth Üniversitesi’nden aşırı çevre koşulları ve fizyoloji uzmanı Doç. Heather Massey, sıcak havalarda bol su içilmesini öneriyo. Ama sadece su değil, günün en sıcak saatlerinde dışarıda kalma süresini sınırlandırmak şart. Özellikle öğlen 11 ile akşam 4 arası dışarı adım atmayın diyo.

Evlerin serin tutulması içinse basit bi taktik var: Gündüz saatlerinde perde veya panjurları kapatın. Güneş eve girmesin. Gece ise pencereleri açın, içeride biriken sıcaklık dışarı çıksın. Yani doğal bi klima sistemi kurun yani. Ama tabi bu her yerde işe yaramıyo, bazı şehirlerde gece bile s. sıcaklık düşmüyo. O zaman ne yapcaz? İşte asıl soru bu.

Neyse, devam edelim… Uzmanların söylediği bi diğer önemli nokta, özellikle bebekler ve yaşlılar için serin ortamlar oluşturmak. Klima yoksa vantilatör, vantilatör yoksa ıslak havlu. Basit ama hayat kurtarır. Fransa’daki o iki çocuk, aracın içinde unutulmuş. Dakikalar içinde arabanın içi fırına dönüşüyo. 40 derece dışarıda, arabanın içi 70 dereceyi bulabiliyo. O yüzden kimse çocuğunu arabada bırakmasın, bakkala girip çıkana kadar bile olsa.

Yaşlılar içinde aynı şey geçerli. Yalnız yaşayan komşuları kontrol edelim. Bir telefon açmak, kapıyı çalmak, “su içtin mi?” demek bile yetebilir. Boddaert’in dediği gibi, bakıcılar tatile gittiğinde risk katlanıyo. O yüzden ailelerin yaz planlarını buna göre yapması lazım. Yaşlıyı yalnız bırakmamak, en azından günde birkaç kez arayıp halini hatırını sormak.

Gelelim hamilelere… Climate Central raporu diyorki riskli sıcak günler ikiye katlanmış. Hamile kadınlar günün en sıcak saatlerinde dışarı çıkmasın, bol sıvı alsın, hafif giyinsin. Erken doğum riski var, düşük doğum ağırlığı riski var. Bebek doğmadan bile sıcaklar ona zarar verebiliyo.

İşte böyle arkadaşlar… Avrupa’yı saran bu sıcak dalgası daha yeni başlıyo. Önümüzdeki günlerde sıcaklıkların daha da artması bekleniyo. 2003’teki gibi büyük bir felaket yaşanır mı bilinmez ama yetkililer şimdiden uyarıları yapıyo. Siz siz olun, kendinizi ve sevdiklerinizi koruyun. Su için, gölgede kalın, perde kapatın. Bakalım bu sıcaklar nereye kadar sürecek? Gelişmeleri takip ediyoruz…

Kaynak: Orijinal Haber

Mine Ulubatli

Mine Ulubatli, Odak 24 Haber haber merkezinde görev yapan deneyimli bir gazeteci. Ekonomi, teknoloji ve yerel gündem başlıklarında içerik üretiyor; doğrulanmış bilgiyi hızlı biçimde aktarmayı ilke ediniyor. Arşivinde 414 haber bulunuyor.

Mine Ulubatli yazarının 434 haberi →

Yorum Yap