İlk iki yaş şekersiz geçerse ne olur biliyor musunuz? İlerleyen yıllarda bunama riski ciddi şekilde azalıyor. Hemde yüzde 23 gibi devasa bir orandan bahsediyoruz. Hong Kong Bilim ve Teknoloji Üniversitesinden araştırmacıların yaptığı çalışma, beslenme alışkanlıklarının beynimizi ne kadar derinden etkilediğini bir kez daha ortaya koydu.
İngiltere’deki “Biobank” verilerini inceleyen bilim insanları, tarihte eşi benzeri az görülen bir doğal deneyden yararlandı. İkinci Dünya Savaşı sonrasında İngiltere’de şeker karnesi uygulanıyordu. Yani şeker herkes için sınırlıydı. 1953’te bu kısıtlama kalktıda insanlar birden şekere boğuldu. İşte tam bu geçiş dönemini inceleyen araştırmacılar, iki yaşına kadar şeker kısıtlamasıyla büyüyen bireylerin ileride demansla tanışma ihtimalinin çok daha düşük olduğunu gördü.
Araştırma sonuçlarına göre bebeklik dönemini şeker kısıtlamasıyla geçirenlerde bunama oranı tam yüzde 23 düştü. Yirmi üç! Yani her dört kişiden neredeyse biri bu sayede korunmuş oluyor. Üstelik sadece risk azalmıyor… Hastalık teşhisi de gecikiyor. İki buçuk yıl sonra teşhis konuyor bu gruptakilere. Yani hastalık başlasa bile belirtileri daha geç ortaya çıkıyor.
Çalışmanın başındaki isim Jiazhen Zheng yaptığı açıklamada, erken yaştaki beslenmenin uzun vadeli etkilerine dikkat çekti. Zheng’in değerlendirmesine göre beynin gelişim döneminde şeker tüketimi, ileriki yaşlardaki bilişsel sağlığı doğrudan etkiliyor. Bu bulgu, özellikle bebek beslenmesi konusunda ebeveynlere önemli bir mesaj veriyor.
Bakın araştırmanın güzelliği şurada: Bu bir laboratuvar deneyi değil, gerçek hayatın kendisi. İngiltere’de savaş sonrası uygulanan şeker karnesi, milyonlarca insanı aynı anda etkileyen dev bir doğal deney yarattı. Kimi bebekler şeker kısıtlaması varken doğdu, kimileri ise kısıtlama kalktıktan sonra. Aynı ülkede, benzer genetik yapıda insanlar üzerinde bu karşılaştırma yapılabildi. İşte bu yüzden bulgular oldukça güçlü.
Bu veriler ne anlama geliyor peki? Şekerin beynin gelişim çağında ne kadar kritik bir rol oynadığını gösteriyor. Uzmanlar özellikle bebek mamalarında ve ek gıdalarda gizli şeker miktarının çok yüksek olduğunu söylüyor. Ebeveynlerin bu konuda çok daha dikkatli olması gerekiyor. Yani bugün çocuğunuza verdiğiniz şekerli gıdalar, belki de yıllar sonra onun beyin sağlığını etkileyecek. Düşünün…
Araştırma, şeker tüketimi ile beyin sağlığı arasındaki bağlantıyı ilk kez bu kadar net biçimde gözler önüne seriyor. Daha önce hayvan deneylerinde benzer bulgular vardı ama insan üzerinde bu kadar geniş kapsamlı bir çalışma yapılmamıştı. Halk sağlığı uzmanları bu sonuçların şeker tüketimine yönelik politikaların gözden geçirilmesi için önemli bir fırsat olduğunu belirtiyor.
Özellikle ilk iki yaş! Bu dönem beynin en hızlı geliştiği, sinir bağlantılarının kurulduğu kritik bir pencere. Bu dönemde şekerden uzak durmak, beynin ileride karşılaşacağı dejeneratif süreçlere karşı adeta bir kalkan oluşturuyor. Yani oksidatif stres ve iltihaplanma gibi mekanizmaların önüne geçilebiliyor. Uzmanların bazıları bu durumu “beyni yatırım yapmak” olarak yorumluyor.
Neyse, işin özü şu… Şeker sadece dişlere ve kiloya zarar vermiyor, beynimizi de derinden etkiliyor. Hele hele erken çocukluk döneminde… Bu araştırma gösteriyor ki bebeklik dönemindeki beslenme alışkanlıkları, onlarca yıl sonra bile hayatımızı etkilemeye devam ediyor. Demans riskini yüzde 23 azaltmak… Hastalığı iki buçuk yıl geciktirmek… Bunlar küçümsenecek rakamlar değil.
İnsanın aklına ister istemez şu geliyor: Acaba bugünkü yüksek şeker tüketimimizin cezasını ne zaman ödeyeceğiz? Araştırmanın bulguları, ilerleyen yıllarda bunama vakalarında ciddi artış yaşanabileceğine işaret ediyor. Çünkü modern beslenme düzeni, tarihin hiçbir döneminde görülmediği kadar yoğun şeker içeriyor. Bakalım önümüzdeki yıllar bu konuda bize neler gösterecek? Gelişmeleri takip ediyoruz…
Kaynak: Orijinal Haber