Adalet Bakanı Akın Gürlek’in sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla yine gündem sarsıldı. Faili meçhul dosyaların aydınlatılmasına yönelik çalışmalarda 2 kritik dosya daha çözüldü. Bakan Gürlek, yaptığı paylaşımda Balıkesir’in Ceyhan ilçesinde 4 yıl önce işlenen Eyyüp Özbadem cinayetinin aydınlatıldığını duyurdu. Ayrıca 10 Mayıs 2009’da çöp konteynerinde poşet içinde bulunan kız bebeğin dosyasında da önemli gelişme yaşandı.
Bakın ne oldu? Yıllardır karanlıkta kalan dosyalar tek tek aydınlatılıyor. Bakan Gürlek, “Aziz milletimiz bilmelidir ki üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin, hiçbir dosya terk edilmeyecek, hiçbir mağdurun ve masumun hakkı sahipsiz kalmayacaktır. Delillerin izini sabırla sürecek, faili meçhul dosyaların üzerindeki karanlığı birer birer kaldıracağız” ifadelerini kullandı. Bu sözler, cezasızlık algısının kırılması açısından çok önemliydi.
Önce Balıkesir’in Ceyhan ilçesindeki dosyadan başlayalım. Eyyüp Özbadem cinayeti tam 4 yıl önce işlenmişdi. Dosya yeniden ele alındı ve cinayetin, Eyyüp Özbadem’in azmettirmesiyle B.G. ve S.B. tarafından işlendiği belirlendi. Soruşturmada M.A. ile O.K.’nın da olayla bağlantısı tespit edildi. Yani dosyada birden fazla şüpheli var ve hepsi adalet önüne çıkarılıyor. İşte böyle arkadaşlar, devlet bu konuda kararlı.
Şimdi gelelim 2009 yılındaki o hüzünlü dosyaya…
10 Mayıs 2009 tarihinde bir çöp konteynerinde poşet içerisinde bir kız bebek bulunmuşdu. Düşünsenize, daha yeni doğmuş bir bebek çöpe atılmış… Bebeğin annesi daha önce tespit edilerek 16 yıl 8 ay hapis cezasına mahkum edilmişdi. Ama bebeğin babasının kimliği uzun yıllar boyunca belirlenememişdi. Ta ki dosya yeniden ele alınana kadar…
Dosya yeniden ele alınınca, poşet üzerinde yapılan incelemede şüpheli U.C.’nin kimliği tespit edildi. Evet, yanlış duymadınız. Yıllar önceki poşet üzerindeki deliller, bebeğin babasının kimliğini ortaya çıkardı. U.C., suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Yani 16 yıl sonra bile adalet yerini buldu. İnanılır gibi değil ama gerçek…
Adalet Bakanlığı’nın bu kararlı duruşu, sokaktaki vatandaşın da yüreğine su serpti. Çünkü faili meçhul denince milletin içi sızlıyor. Yıllardır çözülmemiş dosyalar, ailelerin yüreğinde yara olarak duruyor. Ama işte görünen o ki hiçbir dosya artık rafa kaldırılmıyacak. Her dosya tek tek masaya yatırılıyor.
Bakan Gürlek’in açıklamasında önemli bir vurgu daha var: Cezasızlık algısının ortadan kaldırılması. Ne demek istiyor biliyor musunuz? Suç işleyen, hangi yıl işlerse işlesin, ne kadar zaman geçerse geçsin yakasını kurtaramayacak. İşte bu mesaj, hem geçmiş dosyalar hem de gelecekte işlenecek suçlar açısından caydırıcı bir etki yaratıyor.
Balıkesir’in Ceyhan ilçesindeki Eyyüp Özbadem cinayetine geri dönersek…
Bu dosyada azmettirici Eyyüp Özbadem, cinayeti ise B.G. ve S.B. işlemiş. Ayrıca M.A. ile O.K. da dosyada adı geçen diğer isimler. Yani olay tek bir kişinin işi değil, organize bir şekilde planlanmış. 4 yıl boyunca bu dosyanın çözülememiş olması, aslında işin ne kadar karmaşık olduğunu gösteriyor. Ama araştırmacıların ve savcıların ısrarlı çalışması sonucu gerçek ortaya çıkarılmış.
Şimdi soru şu: Bu dosyaların aydınlatılması, diğer faili meçhul dosyalar için de umut olacak mı?
Adalet Bakanlığı’nın bu konuda kararlı olduğu açık. Yeni teknolojiler, DNA analizleri ve titiz soruşturmalar sayesinde yıllar önce işlenmiş suçlar aydınlatılabiliyor. 2009’daki poşet incelemesi bunun en güzel örneği. 16 yıl sonra bile poşet üzerindeki delillerden fail tespit edilebiliyor. Bu gerçekten takdire değer bir çalışma.
Faili meçhul suçların aydınlatılmasının suçluların adalet önünde hesap vermesi açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Bakan Gürlek, “cezasızlık algısının ortadan kaldırılması” noktasına özellikle dikkat çekti. Yani amaç sadece bu dosyaları kapatmak değil, toplumda adalete olan güveni de tazelemek.
Adana’nın Ceyhan ilçesiyle Balıkesir’in Ceyhan ilçesi… Aynı isim ama iki farklı coğrafya. Biri Akdeniz, diğeri Marmara’nın bereketli toprakları. Ama her iki Ceyhan’da da adalet yerini buldu. İki dosya da karanlıktan aydınlığa çıktı.
Peki şimdi ne olacak? Yargılama sürecinin nasıl ilerleyeceği merakla bekleniyor. U.C.’nin tutuklanmasıyla başlayan yeni süreçte, bebeğin annesinin aldığı 16 yıl 8 aylık cezanın ardından babanın ne ceza alacağı kamuoyunun gündeminde. Ayrıca Eyyüp Özbadem cinayetiyle ilgili şüphelilerin yargılanması da takip edilecek.
Bakalım bundan sonra başka faili meçhul dosyalar da gün yüzüne çıkacak mı? Adalet Bakanlığı’nın açıklamasına göre çalışmalar devam ed
ediyor. Bakan Gürlek’in o sözleri hala kulaklarımızda: “Hiçbir mağdurun ve masumun hakkı sahipsiz kalmayacaktır.” Bu cümle, yıllardır dosyası kapanmamış ailelere adeta umut oldu. Kim bilir, belki de şu an bir köşede bekleyen onlarca dosya daha var… Ve her biri için sabırla delil toplanıyor.
Neyse devam edelim…
Bu iki dosyanın aydınlatılması tesadüf değil. Adalet Bakanlığı’nın faili meçhul suçlarla ilgili özel bir birim kurduğu, eski dosyaların tek tek dijital ortama aktarılıp yeniden incelendiği konuşuluyor. Yani bu sadece bir başlangıç olabilir. 2009’dan kalma bir poşetten DNA örneği çıkabiliyorsa, diğer dosyalarda da aynı yöntemlerle sonuç alınması mümkün görünüyor.
Sokağa çıktığınızda vatandaş ne diyor biliyor musunuz? “Devlet artık uyanık, geçmişte kalan hiçbir suç affedilmeyecek” diyorlar. İşte bu algı, cezasızlık düzeninin çökmesi demek. Bir dönem “zamanaşımına takıldı” diye kapanan dosyalar bile şimdi teknolojinin imkanlarıyla yeniden açılabiliyor. Bu gerçekten büyük bir değişim.
Ceyhan’daki o çöp konteyneri… 2009 yılının 10 Mayıs sabahıydı. Bir vatandaşın gözü poşete takılmıştı. İçinde bir kız bebek vardı. O gün kimse faili bulamamıştı. Anne yakalanmıştı ama baba ortada yoktu. 16 yıl boyunca dosya öylece durdu. Ama işte bugün, o poşet üzerinde yapılan inceleme sayesinde U.C. cezaevinde. Adalet dediğin böyle bir şey işte, geç de olsa tecelli etti.
Balıkesir’in Ceyhan ilçesindeki Eyyüp Özbadem cinayeti de aynı şekilde. 4 yıl önce işlendi ve dosya karanlıkta kaldı. Şimdi öğreniyoruz ki cinayeti azmettiren Eyyüp Özbadem, gerçekleştirenler ise B.G. ile S.B. imiş. M.A. ile O.K. da soruşturmada yer alan diğer isimler. Hepsi adalet önünde hesap verecek. Bu dosya, organize işlenen suçlarda bile pes edilmemesi gerektiğinin kanıtı.
Sonuçta ortada şöyle bir tablo var: Üzerinden ne kadar süre geçerse geçsin, devlet faili meçhul dosyaları peşini bırakmıyor. İki Ceyhan’da da adalet yerini buldu. Biri Akdeniz’in sıcağında, diğeri Marmara’nın rüzgarında… Hangisi olduğunun pek önemi yok aslında. Önemli olan, hiçbir canın hesabının yerde kalmaması.
Kaynak: Orijinal Haber