Türkiye ‘bölgesel sahiplenme’ anlayışını iklim alanına taşıyacak
Türkiye, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin 31. Taraflar Konferansı (COP31) dönem başkanlığını üstlenirken, güvenlik alanında geliştirdiği “bölgesel sahiplenme” yaklaşımını iklim değişikliğiyle mücadeleye taşıyarak Akdeniz ülkeleriyle somut çözümler üretmeyi amaçlıyor. Antalya’da düzenlenecek COP31’in 7. istişare toplantısı, Türkiye’nin Amman Büyükelçiliği’nde gerçekleştirildi ve COP İklim Mirası Ağı Özel Temsilcisi, UNESCO Kültürel Miras İyi Niyet Elçisi ve Ürdün Prensesi Dana Firas, Ürdün Çevre Bakanı Eymen Süleyman, UfM İstikrar ve Dayanıklılıktan Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Joan Borrell ile Türkiye’yi temsil eden geçici Maslahatgüzarı Mehmet Taylan Tokmak katıldı.
Maslahatgüzarı Tokmak, Antalya Akdeniz İklim Diyaloğu çerçevesinde yapılan istişarelerin sonuçlarının birleştirileceğini ve bölgenin iklim sorunlarına yönelik somut projelerin ortaya konulacağını belirtti. “Bölgesel sahiplenme” fikrini yalnızca güvenlik değil, iklim değişikliği bağlamında da ele aldığını vurgulayan Tokmak, Akdeniz’in küresel ısınmadan dünya geneline göre %20 daha fazla etkilendiğini belirtti ve COP31 dönem başkanlığının bu sorunu daha detaylı ele alma önceliğine sahip olduğunu ifade etti. Türkiye, bölgesel işbirliğini güçlendirerek, söylemlerin ötesine geçip sahada uygulanabilir çözümler üretmeyi hedefliyor.
Türkiye’nin COP31 vizyonu “uygulama COP’u” olarak adlandırılıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kararıyla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un başkanlığında 9-20 Kasım tarihleri arasında Antalya’da 190’dan fazla ülkenin lideri, iklim krizine karşı taahhütlerini ve çözüm önerilerini tartışacak. Bu oturumlarda konuşmaların yerini eylemlere bırakarak, ülkelerin harekete geçmesini sağlayacak bir platform oluşturulması söz konusu.

