Kocaeli’de bu sabah sporun en heyecanlısı başladı. Şehit Polis Recep Topaloğlu Spor Salonu’nda Uluslararası Serbest ve Grekoromen Güreş Turnuvası’nın startı verildi. İşte o anlarda salonu dolduran yüzlerce kişi nefesini tutmuş, minderdeki sporcuların mücadelesini izliyordu. 24 ülkeden 433 sporcu, üç gün boyunca madalya için kıyasıya savaşacak. Hepsi burada, hepsi hazır. Ve bu yalnızca bir turnuva değil; Türk güreşinin iki büyük olimpiyat şampiyonu Hasan Gemici ile Gazanfer Bilge’nin aziz hatırasına adanmış bir organizasyon. İnanır mısınız, salonun atmosferi görülmeye değerdi.
Turnuva aslında dün değil bugün başladı ama hareketlilik sabahın erken saatlerinden itibaren vardı. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Türkiye Güreş Federasyonu ve Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nün birlikte düzenlediği bu dev organizasyonda emeği geçen herkes sahne arkasında büyük bir uyum içinde çalışıyor. Açılıştan dakikalar sonra ilk eleme müsabakaları başladı. Önce serbest stil, ardından grekoromen… Sporcular mindere çıktıkça salonun sessizliği yerini alkışlara bırakıyor, her hamlede tribünlerde bir uğultu yükseliyordu. Gerçekten de dünya güreş takviminin en önemli organizasyonlarından birine ev sahipliği yapmak kolay iş değil ama Kocaeli bunu başarıyor.
Düşünün, dünyanın dört bir yanından sporcular, antrenörler ve hakemler buraya akın etmiş durumda. Farklı diller, farklı bayraklar, farklı kültürler… Ama hepsinin ortak bir amacı var: minderde en iyisi olmak. İlk günün programı oldukça yoğun; eleme, yarı final ve final müsabakaları peş peşe gerçekleştiriliyor. Ben de tribünde yerimi aldım ve şunu söyleyeyim, buradaki heyecan anlatılamaz. Sporcuların yüzlerindeki hırs, antrenörlerin kenardan bağırışları, hakemlerin düdük sesleri… Hepsi birbirine karışıyor. Neyse, devam edelim.
Tabi bu turnuvanın bir de manevi boyutu var. Hasan Gemici ve Gazanfer Bilge, Türk güreşinin unutulmaz isimleri. Onların adını yaşatan bu organizasyon, her yıl olduğu gibi bu yıl da genç sporculara ilham kaynağı oluyor. Salona girdiğinizde duvarlarda bu efsanelerin fotoğraflarını görmek insanı duygulandırıyor. İşte bu yüzden bu turnuva yalnızca bir spor müsabakası değil, aynı zamanda bir vefa örneği. Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’a bu anlamlı organizasyon için teşekkür eden Grekoromen Güreş Milli Takımı Teknik Direktörü Şaban Donat, duygularını dile getirdi. Açılış konuşmalarında da vurgulandığı gibi, bu tür turnuvalar Türk güreşinin köklü mirasını gelecek nesillere aktarmada büyük rol oynuyor.
Tribünde dikkatimi çeken bir ayrıntı oldu. Türkiye Güreş Federasyonu Başkanı Taha Akgül ve milli güreşin efsane ismi Rıza Kayaalp de salonda yerini almış, genç sporcuların mücadelesini yakından takip ediyordu. Onların varlığı sporculara ayrı bir motivasyon vermişe benziyor. İki efsanenin tribünden izlediği müsabakalarda gençlerin ekstra bir gayretle mindere çıktığını görmek gerçekten gurur vericiydi. Rıza Kayaalp’in bir ara genç bir güreşçiye işaretler yaparak taktik verdiğini bile gördüm. İşte bu, güreşin ne kadar büyük bir aile olduğunun kanıtı. Bakın, o anları anlatırken tüylerim diken diken oldu.
Bu turnuvanın bir başka özelliği daha var. Organizasyon kapsamında uluslararası düzeyde mücadele eden sporcuların yanı sıra, hakemlerin kategori yükseltme sınavları da gerçekleştiriliyor. Yani burada yalnızca sporcular değil, güreşin diğer paydaşlarıda kendini geliştirme fırsatı buluyor. Hakemler, uluslararası standartlarda görev yapabilmek için bu sınavlardan geçmek zorunda. Her şey düşünülmüş, her detay planlanmış durumda. Kocaeli, üç gün boyunca dünyanın farklı ülkelerinden gelen güreşçileri ağırlarken, ata sporunun uluslararası buluşma noktalarından biri olma özelliğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Bu şehir artık güreşin başkenti olma yolunda emin adımlarla ilerliyor.
Milli güreşçi Muhammet Emin Çakır ile de kısa bir sohbet etme imkanı buldum. Genç sporcu bu sene Büyükler Türkiye Şampiyonu olduğunu söyledi ve hedefinin büyük olduğunu belirtti. Çakır’ın gözlerindeki o ışık, bu turnuvanın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösteriyor. Zaten bu tür uluslararası organizasyonlar, genç sporcuların kendilerini kanıtlaması için bulunmaz fırsat. Dünya şampiyonlarıyla aynı salonda, aynı minderde güreşmek… İşte bu deneyim hiçbir antrenmanda kazanılamaz. Onun mücadelesini izlerken “Bu çocuk daha neler yapacak” diye düşünmedim değil. Ama neyse, her şey zamanla olacak.
Üç gün boyunca devam edecek organizasyonda farklı sıkletlerde gerçekleştirilecek müsabakaların ardından dereceye giren sporcular madalyalarına kavuşacak. İlk günün heyecanı böyle sürerken önümüzdeki iki günün neler getireceğini hep birlikte göreceğiz. Bakalım hangi ülke bu turnuvadan zaferle ayrılacak? Hangi genç sporcu burada yıldızını parlatarak büyük bir çıkış yakalayacak? Türk güreşinin geleceği bu salonda şekilleniyor. Gözler minderde, kulaklar düdük sesinde. Daha fazla konuşmaya gerek yok, gelişmeleri takip ediyoruz. Bu daha başlangıç, asıl fırtına önümüzdeki günlerde kopacak gibi görünüyor.
Kaynak: Orijinal Haber